
Bir Tartışmadan Sonra Neden Günlerce İçime Kapanıyorum?

Kilo Alıp Vermek Ruh Halimi Neden Bu Kadar Etkiliyor?
Bu Rekabet Çocukluğumdan Neden Hâlâ Devam Ediyor?
Kardeşinizle çocukken sürekli bir yarış içindeyseniz, büyüdüğünüzde bunun tamamen bitmemesi mümkün. Çocukken kimin daha başarılı olduğu, kimin daha çok ilgi gördüğü ya da anne babanın kimi daha fazla övdüğü ister istemez akılda kalıyor. O zamanlar yaşananlar, kardeşinizle olan ilişkinizi bugün de etkileyebiliyor. Bazen yıllar geçse bile o eski karşılaştırmaların etkisi tamamen kaybolmayabiliyor. Hatta bazı ailelerde bu durum, fark edilmeden yıllarca devam edebiliyor ve kardeşler bunu normal bir ilişki biçimi sanabiliyor.
Üstelik bunun olması için kardeşinizle her gün görüşmeniz gerekmiyor. Yıllar sonra bir aile yemeğinde bir araya geldiğinizde bile eski hisler ortaya çıkabiliyor. Anne babanızın kardeşinizi övmesi, sizi onunla kıyaslaması veya yıllar önce yaşanan bir olayın yeniden konuşulması bazen küçük bir tartışmayı büyütebiliyor.
Bazen de neye neden bu kadar sinirlendiğinizi anlamakta zorlanabilirsiniz. Kardeşinizin söylediği basit bir söz size çok dokunabilir. Çünkü duyduğunuz söz, çocukken yaşadığınız başka bir şeyi hatırlatmış olabilir. İçinizden “Yine onu benden üstün tutuyorlar” veya “Ben ne yaparsam yapayım yetmiyor” gibi düşünceler geçebilir. Bu düşünceler ortaya çıktığında, bugünkü olaydan çok geçmişte yaşadıklarınıza tepki veriyor olabilirsiniz.
Bu durum özellikle aileyle ilgili konular konuşulurken daha belirgin hale gelebiliyor. Tatiller, aile toplantıları, anne babayla ilgili kararlar veya eski meselelerin açılması kardeşler arasındaki rekabeti yeniden başlatabiliyor. Bazen yetişkin olarak verdiğiniz tepki, aslında yıllar önce öğrendiğiniz bir tepkinin devamı olabiliyor.
Ebeveynlerimin Tutumu Bu Rekabeti Nasıl Besliyor?
Anne babaların çocuklarına her zaman aynı şekilde davranması kolay değil. Bir çocukla daha fazla ilgilenebilir, diğerinin okuluyla daha çok uğraşabilir veya kardeşlerden birini daha sık övebilirler. Çoğu zaman bunu bilerek yapmazlar. Yine de çocuklar bu farkları fark edebiliyor. “Neden onunla daha çok ilgileniyorlar?” düşüncesi zamanla kardeşe karşı bir yarış duygusuna dönüşebiliyor.
Genç yetişkin kardeşlerle yapılan bir araştırmada da kendisine daha az destek verildiğini düşünen kişilerin daha fazla depresif belirti yaşadığı ve kardeşiyle daha az yakın olduğu görülmüş. Yani çocukken yaşanan bu farklılıklar, kardeşler büyüdüğünde de tamamen ortadan kalkmayabiliyor.
Bazen ortada çok büyük bir olay bile olmayabilir. Kardeşinizin başarısının daha fazla konuşulması, onun istediği bir şeyin daha çabuk alınması veya zorlandığınız bir konuda sizin biraz daha yalnız bırakıldığınızı hissetmeniz yeterli olabilir. Bunlar biriktikçe insan kendisini kardeşinden daha geride hissedebilir. Üstelik bu his, yıllar sonra bile bazı aile ortamlarında yeniden ortaya çıkabilir.
Sonrasında bazı tepkiler alışkanlık haline gelebilir. Kardeşiniz bir şey başardığında kendinizi onunla kıyaslayabilir, anne babanızdan hâlâ takdir bekleyebilir veya aile içinde kimin daha çok önemsendiğini düşünmeye başlayabilirsiniz.
Bunları fark etmek anne babanızı suçlamak anlamına gelmez. Onların niyeti farklı olsa bile sizde bıraktığı etki gerçek olabilir. Bugün kardeşinizle yaşadığınız bazı sorunlara bakarken, çocukken ailenizde nasıl bir ortam olduğunu hatırlamak size farklı bir bakış açısı kazandırabilir.
Kardeşimle Kendimi Neden Sürekli Kıyaslıyorum?
Kardeşinizle kendinizi kıyaslamanız aslında çok şaşırtıcı değil. Aynı evde büyüdünüz, aynı anne babanın çocuğusunuz ve hayatınızın önemli bir kısmını birlikte geçirdiniz. Bu yüzden onun hayatına bakıp kendi hayatınızı değerlendirmek kolayca alışkanlık haline gelebiliyor. İş, para, ilişkiler, evlilik veya çocuk sahibi olmak gibi konularda bunu daha sık yapabilirsiniz. Bazen bunu yaptığınızı fark etmeden, sadece sohbet sırasında bile kendinizi onunla karşılaştırabilirsiniz.
Kardeşiniz sizden daha başarılı olduğunda içinizden “Ben neden böyle değilim?” diye geçebilir. Bazen de tam tersi olur. Siz daha iyi bir noktadaysanız bu kez kardeşinizle aranızdaki farkı düşünmeye başlayabilirsiniz. Dışarıdan bakıldığında önemsiz görünen bu düşünceler, zamanla kardeşinizle konuşurken bile kendinizi rahat hissetmemenize neden olabilir. Hatta onunla güzel bir şey paylaşmak isterken bile aklınızdan bu tür düşünceler geçebilir.
Kıyaslama özellikle aile içinde daha kolay ortaya çıkıyor. Anne babanız kardeşinizin işinden bahsettiğinde, onun aldığı bir başarıyı övdüğünde veya akrabalar “Senin kardeşin ne yapıyor?” diye sorduğunda kendinizi ister istemez onunla karşılaştırabilirsiniz.
Burada kardeşinizin hayatıyla kendi hayatınızı aynı ölçüyle değerlendirmemeye çalışmak işe yarayabilir. Onun daha fazla kazanması, evlenmiş olması veya kariyerinde ilerlemesi sizin geride kaldığınız anlamına gelmez. Herkesin hayatı aynı hızda ilerlemiyor.
Kardeşinizle ilgili bir şey duyduğunuzda ilk tepkiniz yine kıyaslama olabilir. Önemli olan bunu fark ettiğiniz anda kendinize yüklenmemek. “Şu an yine kendimi onunla karşılaştırıyorum” diyebilmek bile düşüncenin peşinden otomatik olarak gitmenizi engelleyebilir.
Bu Rekabet Diğer İlişkilerime Nasıl Yansıyor?
Kardeşinizle yaşadığınız rekabetin izleri bazen başka ilişkilerinizde de karşınıza çıkabilir. Mesela arkadaşınızın başka biriyle daha yakın olduğunu gördüğünüzde içinize bir huzursuzluk gelebilir. “Beni artık eskisi kadar önemsemiyor mu?” diye düşünebilirsiniz. İş yerinde bir arkadaşınız sizden daha fazla övgü aldığında da benzer bir şey yaşayabilirsiniz. Aslında ortada sizi doğrudan ilgilendiren bir sorun yoktur ama yine de kendinizi onunla kıyaslarken bulabilirsiniz.
Bunun altında bazen çocuklukta yaşananlar olabilir. Kardeşinizle sık sık kıyaslandıysanız, büyüdüğünüzde de kendinizi başkalarıyla karşılaştırmaya devam edebilirsiniz. Kardeşinizle yaşadığınız bazı şeyler, fark etmeden başka insanlarla kurduğunuz ilişkilerde de karşınıza çıkabilir. Kimin daha başarılı olduğu, kimin daha çok ilgi gördüğü veya kimin daha çok sevildiği gibi düşünceler zamanla sizi de yorabilir.
Yine de yaşadığınız her sorunu kardeşinizle olan ilişkinize bağlamak doğru olmaz. Bazen bir arkadaşınız gerçekten sizi kırmış olabilir. İş yerinde yaşanan bir durum da doğal olarak canınızı sıkabilir. Burada bakabileceğiniz şey, verdiğiniz tepkinin yaşanan olaya göre fazla olup olmadığıdır. Küçük bir olayın saatlerce aklınızdan çıkmaması veya kendinizi durmadan başka biriyle karşılaştırmanız size bir şey anlatıyor olabilir.
Örneğin arkadaşınız başka biriyle yakınlaştığında hemen kendinizi değersiz hissetmeye başladıysanız, “Beni asıl rahatsız eden ne?” diye düşünebilirsiniz. Belki de bu durum size daha önce yaşadığınız bir şeyi hatırlatmıştır. İş yerinde başka birinin başarısı karşısında kendi başarınızı sorgulamanızda da benzer bir durum olabilir.
Bu tür tepkileri fark etmek, kendinize kızmanız gerektiği anlamına gelmez. Tam tersine, neden böyle hissettiğinizi anlamanıza yardımcı olabilir. Kardeşinizle yaşadığınız eski rekabeti fark ettikçe, bugün kurduğunuz ilişkilerde de kendinizi başkalarıyla daha az karşılaştırmaya başlayabilirsiniz.
Kardeşimle Barışmak İçin Neden Zorlanıyorum?
Kardeşinizle barışmak bazen dışarıdan göründüğü kadar kolay olmayabilir. Çünkü aranızda sadece yaşadığınız son tartışma yoktur. Çocukluktan beri biriken kırgınlıklar, kıyaslamalar veya unutulduğunu düşündüğünüz bazı olaylar da işin içine girebilir. Bir yandan kardeşinizi seviyor, bir yandan da ona hâlâ kızıyor olabilirsiniz. Bu iki duygunun aynı anda olması da barışmayı zorlaştırabilir.
Üstelik konuşmaya başladığınızda konu kolayca eski meseleleri de açabilir. Başta sadece son tartışmayı konuşurken kendinizi bir anda “Sen zaten hep böyle yapıyorsun” derken bulabilirsiniz. Kardeşiniz de geçmişten başka bir olayı hatırlatabilir. Böyle olunca ikiniz de bugünkü sorunu çözmek yerine kimin daha çok kırıldığı üzerine tartışmaya başlayabilirsiniz.
Bu yüzden barışmaya çalışırken her şeyi tek seferde çözmek zorunda değilsiniz. Önce bugün yaşanan tartışmaya odaklanabilirsiniz. Geçmişte kalan meseleler aklınıza gelse bile hepsini aynı konuşmanın içine koymamaya çalışmak işleri biraz kolaylaştırabilir.
Bazen anne babayla ilgili eski kırgınlıkları da kardeşinizle olan tartışmadan ayrı tutmak gerekir. “Çocukken seni daha çok sevdiler” gibi düşünceler gerçek bir kırgınlığa dayanabilir. Fakat bunu her tartışmada yeniden konuşmak, ikinizin arasındaki asıl meseleyi daha da zorlaştırabilir.
Bir de barışmak için büyük bir yüzleşme yapmak şart değil. Kısa bir mesaj atmak, birlikte kahve içmek veya uzun zamandır konuşmadığınız bir konu hakkında sohbet etmek bile başlangıç olabilir. İlk konuşmanın kusursuz geçmesini beklememek de işinizi kolaylaştırabilir.
Kardeşinizle aranızdaki sorun yıllardır devam ediyorsa, her şeyin bir konuşmada düzelmemesi oldukça normal. Bazen yakınlaşmak için biraz zaman gerekir. Önemli olan, her tartışmadan sonra tamamen vazgeçmek yerine aranızdaki bağı yeniden kurmak için küçük de olsa bir adım atabilmektir.
Bu Döngüyü Kırmak İçin Ne Yapabilirim?
Önce kendinizi kardeşinizle en çok hangi durumlarda kıyasladığınıza dikkat edebilirsiniz. Kardeşiniz sizden daha başarılı olduğunda mı, anne babanız onu övdüğünde mi, yoksa onunla konuşurken bile içinizden bir yarış duygusu geçtiğinde mi? Bunu fark etmek bile bazı şeyleri değiştirmeye başlayabilir. Çünkü bazen insan neden gerildiğini anlamadan tepki veriyor.
Aklınızdan “Yine kendimi onunla karşılaştırıyorum” diye geçmesi de yeterli. O düşünceyi zorla susturmaya çalışmak yerine fark edip bırakabilirsiniz. Kardeşinizin ne yaptığına takılmak yerine kendi yaptıklarınıza dönmek zamanla daha kolay hale gelebilir.
Kardeşinizle konuşmak istediğinizde de yıllardır biriken her şeyi aynı anda anlatmanız gerekmiyor. Sizi şu anda rahatsız eden bir şey varsa, önce ondan bahsedebilirsiniz. “Sen zaten hep böylesin” demek yerine “Böyle olduğunda kendimi kötü hissediyorum” demek, konuşmanın eski tartışmalara kaymasını biraz olsun önleyebilir.
Bir de kardeşinizle iyi anlaştığınız zamanları düşünün. Beraber güldüğünüz, bir şeyler yaptığınız ya da birbirinize destek olduğunuz zamanlar mutlaka olmuştur. Sürekli yaşanan tartışmalara odaklanınca insan bazen bunları unutabiliyor. Oysa aranızdaki ilişki sadece rekabetten ibaret değil.
Tabii bazı durumlarda bunları tek başına aşmak kolay olmayabilir. Aynı konular yıllardır dönüp dolaşıp yeniden açılıyorsa, kardeşinizle konuşmak her seferinde tartışmaya dönüşüyorsa bir uzmandan yardım alabilirsiniz. Özellikle geçmişten kalan ve bir türlü konuşulamayan meseleler varsa, dışarıdan birinin desteği işleri biraz daha anlaşılır hale getirebilir.
Bir anda her şeyin düzelmesini de beklemeyin. Kardeşinizle bir süre iyi geçinip sonra yine eski bir tartışmanın içine girebilirsiniz. Bir gün onu hiç kıskanmadığınızı düşünürken, başka bir gün kendinizi yeniden onunla karşılaştırabilirsiniz. Bu da sürecin boşa gittiği anlamına gelmez. Önemli olan, eskiden fark etmeden yaptığınız şeyleri artık fark etmeye başlamanız. Kardeşinizin başarısını kendi başarınızın önüne koymadan bakabilmek ve onunla yarışmadığınızı kendinize hatırlatabilmek, zaman içinde ilişkinizde de fark yaratabilir.
Kaynakça
Jensen, A. C., Whiteman, S. D., Fingerman, K. L., & Birditt, K. S. (2013). “Life still isn’t fair”: Parental differential treatment of young adult siblings. Journal of Marriage and Family, 75(2), 438–452. https://doi.org/10.1111/jomf.12002
Schulman, G. L. (1999). Siblings revisited: Old conflicts and new opportunities in later life. Journal of Marital and Family Therapy, 25(4), 517–524. https://doi.org/10.1111/j.1752-0606.1999.tb00266.x
Tanskanen, A. O., Danielsbacka, M., Jokela, M., David-Barrett, T., & Rotkirch, A. (2016). Diluted competition? Conflicts between full- and half-siblings in two adult generations. Frontiers in Sociology, 1, 6. https://doi.org/10.3389/fsoc.2016.00006
Bedford, V. H. (1989). Ambivalence in adult sibling relationships. Journal of Family Issues, 10(2), 211–224. https://doi.org/10.1177/019251389010002004
Buist, K. L., Deković, M., & Prinzie, P. (2013). Sibling relationship quality and psychopathology of children and adolescents: A meta-analysis. Clinical Psychology Review, 33(1), 97–106. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2012.10.007



