
Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir? Belirtileri ve Baş Etme Yolları

Her Şeyden Korkuyorum, Ne Yapmalıyım?
Psikoloğa Gitmeniz Gerektiğini Gösteren 10 Önemli İşaret
Bir psikologdan destek almak için hayatınızın tamamen kontrolden çıkmasını beklemeniz gerekmez. Hatta çoğu zaman profesyonel yardım almak için ortada büyük bir kriz olması da gerekmez.
Bazen sadece bir süredir kendinizi eskisi gibi hissetmediğinizi fark edersiniz. Günlük hayat zorlaşır, insanlarla ilişkileriniz değişir ya da zihniniz bir türlü sakinleşmez. Ne olduğunu tam olarak açıklayamasanız bile içinizde bir şeylerin yolunda gitmediğini hissedebilirsiniz.
Peki hangi durumlarda profesyonel destek almayı düşünmek gerekir?
Aşağıdaki işaretler tek başına herhangi bir psikolojik rahatsızlığınız olduğu anlamına gelmez. Ancak birkaçını uzun süredir yaşıyorsanız ve bunlar günlük hayatınızı etkiliyorsa, bir uzmandan destek almayı düşünmenin zamanı gelmiş olabilir.
1. Günlük işler eskisinden çok daha zor geliyorsa
İşe gitmek, ev işlerini yapmak, insanlarla görüşmek veya günlük sorumlulukları yerine getirmek zaman zaman herkese zor gelebilir. Ancak bu zorluk sürekli hâle geldiyse ve en basit işler bile gözünüzde büyümeye başladıysa, üzerinde durmak gerekir.
Böyle zamanlarda insan kendisini kolayca “tembel” ya da “isteksiz” olarak değerlendirebilir. Oysa bunun altında yoğun stres, tükenmişlik, depresif bir dönem veya başka bir duygusal zorlanma olabilir.
2. Duygularınız uzun süredir değiştiyse
Son birkaç haftadır veya aydır kendinizi normalden daha üzgün, gergin, öfkeli ya da boşlukta hissediyor musunuz?
Bazen yaşanan belirgin bir olay bu değişimi açıklayabilir. Ancak ortada net bir neden yokken ruh hâliniz uzun süre boyunca değişmişse bunu görmezden gelmemek iyi olabilir.
Özellikle bu değişim işinizi, ilişkilerinizi veya günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa bir uzmanla konuşmak faydalı olabilir.
3. Uyku düzeniniz ciddi şekilde bozulduysa
Uyku problemleri çoğu zaman göz ardı edilir. Oysa zihinsel olarak zorlandığımız dönemlerde uyku düzenimiz de bundan etkilenebilir.
Uykuya dalmakta zorlanmak, gece boyunca sık sık uyanmak, sabahları dinlenmiş hissetmemek veya normalden çok daha fazla uyumak bunlardan bazılarıdır.
Birkaç gecelik bir uyku problemi elbette tek başına önemli bir sorun olduğu anlamına gelmez. Ancak haftalar boyunca devam ediyor ve gün içindeki enerjinizi belirgin şekilde etkiliyorsa, üzerinde durmaya değer.
4. Eskiden keyif aldığınız şeyler artık size hiçbir şey hissettirmiyorsa
Daha önce severek yaptığınız şeyleri düşünün. Arkadaşlarınızla buluşmak, film izlemek, spor yapmak, müzik dinlemek veya sadece dışarı çıkmak…
Bunların hiçbiri artık eskisi kadar keyif vermiyorsa ve sürekli olarak insanlardan veya aktivitelerden uzak durmak istiyorsanız, bunu sadece “canım istemiyor” diyerek geçiştirmemek gerekir.
Özellikle bu durum uzun zamandır devam ediyorsa, bir uzmana anlatmak iyi bir başlangıç olabilir.
5. İnsanlardan uzaklaşmaya veya sürekli tartışmaya başladıysanız
Kendinizi son zamanlarda insanlardan uzaklaştırıyor olabilirsiniz. Telefonlara cevap vermemek, arkadaşlarla görüşmek istememek veya sosyal ortamlardan mümkün olduğunca kaçınmak bunun örnekleri arasında.
Bazen tam tersi de olabilir. Daha önce sorun etmeyeceğiniz konular sizi fazlasıyla öfkelendirebilir ve çevrenizdekilerle sık sık tartışmaya başlayabilirsiniz.
İlginç olan şu ki, bu değişimi bazen sizden önce yakınlarınız fark eder. “Son zamanlarda sana bir şey oldu” gibi cümleleri sık duymaya başladıysanız, kendinize biraz daha yakından bakmak faydalı olabilir.
6. Zihniniz sürekli en kötü ihtimalleri düşünüyorsa
“Ya bir şey ters giderse?”
“Ya kötü bir şey olursa?”
“Ya bunu da yanlış yaptıysam?”
Kaygı hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak zihniniz sürekli olabilecek kötü senaryolar üretmeye başladıysa ve bir sorun çözüldüğünde hemen başka bir endişe ortaya çıkıyorsa, bu durum günlük yaşamınızı oldukça yorabilir.
Özellikle kaygılarınızı kontrol etmekte zorlanıyor, sürekli tetikte hissediyor veya bu nedenle günlük işlerinize odaklanamıyorsanız profesyonel destek almak işe yarayabilir.
7. Kendinizi rahatlatmak için bazı alışkanlıklara giderek daha fazla ihtiyaç duyuyorsanız
Zor bir günün ardından yemek yemek, alışveriş yapmak, alkol kullanmak veya saatlerce telefonla vakit geçirmek kısa süreliğine rahatlatıcı olabilir.
Burada asıl önemli olan davranışın kendisinden çok, ona neden bu kadar sık ihtiyaç duyduğunuzdur.
Örneğin kendinizi kötü hissettiğiniz her seferinde yemek yemeye yöneliyor, stresli olduğunuzda alışveriş yapıyor veya duygularınızdan kaçmak için sürekli başka bir davranışa sığınıyorsanız, altında çözülmeyi bekleyen bir duygusal yük olabilir.
8. Doktorunuzun açıklayamadığı fiziksel şikâyetler yaşıyorsanız
Stres ve duygusal zorlanma bazen yalnızca zihinsel olarak hissedilmez. Baş ağrısı, mide rahatsızlıkları, kas gerginliği, çarpıntı hissi veya sürekli yorgunluk gibi fiziksel belirtiler de ortaya çıkabilir.
Elbette bu tür belirtilerin öncelikle tıbbi açıdan değerlendirilmesi gerekir. Her fiziksel şikâyeti psikolojik bir nedene bağlamak doğru değildir.
Ancak gerekli tıbbi değerlendirmeler yapıldığı hâlde belirgin bir neden bulunamıyor ve şikâyetler özellikle stresli dönemlerde artıyorsa, psikolojik etkenleri de değerlendirmek faydalı olabilir.
9. Geçmişte yaşadığınız bir olay hâlâ bugünkü hayatınızı etkiliyorsa
Bazı yaşantıların üzerinden yıllar geçse bile etkileri devam edebilir.
Bir kayıp, travmatik bir olay, zor bir ilişki, çocuklukta yaşanan deneyimler veya hayatınızda iz bırakan başka bir dönem bugün verdiğiniz tepkileri hâlâ etkiliyor olabilir.
Örneğin belirli durumlarda aşırı kaygılanıyor, bazı insanlara güvenmekte zorlanıyor veya geçmişte yaşadığınız bir olay aklınıza geldiğinde yoğun duygular yaşıyor olabilirsiniz.
“Üzerinden çok zaman geçti, artık bunu aşmış olmam gerekirdi” diye düşünmek zorunda değilsiniz. Bazı deneyimlerin işlenmesi gerçekten zaman alabilir ve profesyonel destek bu süreçte yardımcı olabilir.
10. Kendinize zarar verme veya hayatınıza son verme düşünceleriniz varsa
Bu, listedeki en ciddi işarettir.
Kendinize zarar verme ya da hayatınıza son verme düşünceleriniz varsa bunu tek başınıza taşımaya çalışmamalısınız. Böyle düşünceler yaşamanız sizi zayıf veya “anormal” yapmaz. Ancak durumun ciddiye alınması ve mümkün olan en kısa sürede profesyonel yardım alınması gerekir.
Eğer şu anda kendinize zarar verme konusunda acil bir risk varsa yalnız kalmayın ve bulunduğunuz yerdeki acil yardım hizmetlerine başvurun. Türkiye’de acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi aranabilir. Mümkünse güvendiğiniz bir yakınınıza da hemen haber verin.
Peki bu işaretlerden kaç tanesini yaşıyor olmanız gerekir?
Bunun belirlenmiş bir sayısı yok.
Bir kişide yalnızca bir belirti olabilir ve bu belirti hayatını ciddi şekilde etkiliyor olabilir. Başka bir kişi ise birkaç belirtiyi daha hafif şekilde yaşayabilir.
Burada asıl önemli olan belirtilerin sayısından çok ne kadar süredir devam ettiği ve hayatınızı ne ölçüde etkilediğidir.
Bu nedenle “Benim durumum terapiye gitmek için yeterince kötü mü?” diye kendinizi sınamanız gerekmiyor.
Sizi rahatsız eden bir şey varsa, bunu bir uzmanla konuşmak için zaten yeterli bir nedeniniz olabilir.
İlk kez psikoloğa gitmek nasıl olur?
İlk görüşme çoğu insanın düşündüğünden daha basittir.
Genellikle öncelikle sizi tanımaya, neler yaşadığınızı anlamaya ve hangi konularda desteğe ihtiyaç duyduğunuzu belirlemeye yönelik bir görüşme yapılır. Burada amaç sizi yargılamak değil, yaşadıklarınızı anlamaktır.
İlerleyen görüşmelerde terapistinizle birlikte size uygun yaklaşım ve hedefler değerlendirilebilir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) gibi farklı terapi yaklaşımları bulunur ve her yaklaşım herkes için aynı şekilde uygun olmayabilir.
Terapi sürecinin ne kadar süreceği de kişiden kişiye değişir. Bazı insanlar birkaç görüşmede belirgin bir rahatlama hissederken, bazı konular üzerinde daha uzun süre çalışmak gerekebilir.
Bu durum, yaşadığınız problemin “ne kadar ciddi” olduğunun doğrudan bir göstergesi değildir. Her insanın süreci farklıdır.
Son olarak
Psikolojik destek almak için hayatınızın tamamen kötüleşmesini beklemek zorunda değilsiniz.
Kendinizi uzun zamandır iyi hissetmiyorsanız, günlük hayatınızı sürdürmek zorlaşıyorsa veya bazı şeyleri tek başınıza çözmekte zorlandığınızı düşünüyorsanız bir uzmandan yardım istemek gayet normaldir.
Yardım istemek güçsüz olduğunuz anlamına gelmez. Tam tersine, kendinizi ve yaşadıklarınızı ciddiye aldığınızı gösterir.
Belki de ilk adım yalnızca bir randevu almak ve içinizden geçenleri bir uzmana anlatmaktır. Her şeyi önceden anlamış veya çözmüş olmanız gerekmez. Bazen nereden başlayacağınızı bilememek bile başlamak için yeterlidir.
Kaynakça
- American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed.). American Psychiatric Association.
- World Health Organization. (2022). Mental disorders. WHO Fact Sheets.
- Norcross, J. C., & Wampold, B. E. (2011). What works for whom: Tailoring psychotherapy to the person. Journal of Clinical Psychology, 67(2), 127–132.
- Corrigan, P. W. (2004). How stigma interferes with mental health care. American Psychologist, 59(7), 614–625.



